Dilmen Fener için neler dedi?

“Fenerbahçe şampiyon olamaz” diyen Rıdvan Dilmen’den çarpıcı yorumlar..

Takımı toparlayacak kim Daum? O ne yapıyor, üç gün önce sol bek oynattığı Deniz’e bu kez sağ açıkta görev veriyor. Anlayın Fener’in halini…

Fenerbahçe kan kaybetmeye devam ediyor. “İyi oynadı” deniyor, 2-2 bitiyor. “Kötü oynadı” deniyor 2-0’dan maç veriyor. “Mücadele ediyor” deniyor, yine yeniliyor. Demek ki iyi de oynasa, kötü de oynasa pek fark etmiyor, Fenerbahçe takımının düşüşünü önlemek de mümkün görünmüyor.

Takımı toparlayacak kim? Tabii ki Teknik Direktör Daum. Ama o önlem olarak ne yapıyor? Üç gün önce sol bek oynattığı Deniz’i, üç gün sonra sağ açıkta görevlendiriyor. Anlayın artık…

İşin ilginç tarafı Belediye takımını seven sayan bir

futbol adamıyım. Ancak bugüne kadar izlediğim en kötü Belediye sahadaydı.

Bu kadar kötü oynadıklarına daha önce şahit olmamıştım. 2.5 pozisyonları vardı, ikisi golle sonuçlandı. Bu 2.5 pozisyonun hepsinde de topa en son dokunan Fenerbahçeliler. Belediye neyi iyi yaptı? Üretkenlikten uzak bir kadroya sahip rakibi karşısında direnç gösterdi.

Fenerbahçe takımı mücadele etmedi mi? Etti ama bu mücadele kazanmaya yetmiyor. Çünkü her türlü gol yeniyor. Duran toptan, kanatlardan… Hatta hep birlikte savunmada beklediklerinde bile… En kötü rakibe kendileri asist yapıyor… Üstüne üstlük üretkenlik de olmayınca üç puan mucizelere kalıyor.

Bu takım zor toparlanır
Şimdi her Fenerbahçeli’nin kafasında şu soru var? Bu takım toparlar mı? Lille maçının son yarım saatini gördükten sonra bence zor görünüyor. İnşallah yanılırım ama fazla ışık yok… Tabii ki maç kazanacaklar, ancak şampiyonluk yarışının içinde olacak durumda değiller.

Fenerbahçe PAF takımından yetişen İskender iki kere kaleye geldi, ikisi de golle bitti. Bu durumda, Fenerbahçe’den başarı beklemek biraz hayalcilik olur.

Belediye’nin bugüne kadarki performansını tebrik ediyorum. Ciddi dezavantajlara rağmen iyi yerdeler. Ancak dün hiç beğenmediğim Belediye’yi Fenerbahçe yenemiyorsa, Fenerbahçe’nin anlayın durumunu… Dün Olimpiyat Stadı’nda iyi yok muydu diye sorarsanız; Evet vardı, oralara kadar giden Fenerbahçe seyircisi…

Hakem mi? İnanılmaz kötüydü. Üzülerek yazıyorum. Hatasını hatayla örtmeye çalıştı. Atmadığı oyuncular, verdiği anlamsız kararlarla o da kötüydü.

-ŞOK YORUM-
Öte yandan Dilmen, ”Artık bu dakikadan sonra Fenerbahçe’nin şampiyon olması imkansız. Fenerbahçe bu kadro yapısı ve bu teknik direktörü ile şampiyon olamaz” yorumu da yaptı.

Sarı-Lacivertli ekibin ligin ikinci yarısı ile birlikte her maç gol yediğini belirten Dilmen, ”Fenerbahçe için Manisa’yla 2-2 berabere kalınca ‘Çok iyi oynadı, şanssızdı’ dediler. İyi de çok iyi oynadı denilen Fenerbahçe, kümede kalma mücadelesi yapan Manisa’dan 2 gol yiyor ve beraberliği son saniyede kurtarıyor. O gün iyi oynayıp Manisa’yı yenemeyen Fenerbahçe, bugün kötü oynayıp Belediye’yi nasıl yenecek. Fenerbahçe son 8 yıldır yaptığı transfer yanlışlarını gözden geçirmeli. Bu takımdan Alex, Emre ve Gökhan’ı çıkart, geriye ne kalır? Sonra teknik direktöre bakıyorsunuz. Deniz 3 gün önce sol bekte, bu maçta sağ önde. Orada herkes oynar, Deniz oynayamaz” şeklinde konuştu.

Yine olm adı Fenerbahçe veda etti

Fenerbahçe – Lille maçı (Maç özeti ve goller)

Fenerbahçe UEFA Avrupa liginde Lille takımı ile karşılaştı. İşte Fenerbahçe Lille maçının özeti ve goller;

Temsilcimiz Fenerbahçe’de Lille karşısında aldığı beraberlik yetmedi ve o da Galatasaray gibi bu gece Avrupa Liglerine veda etti…

Fenerbahçe Lille maçının canlı anlatım sonrasında maç özetini, maçın gollerini, maçtan fotoğrafları ve teknik adam görüşlerini Birincikuvvet.com’dan takip edebilirsiniz…

Fenerbahçe rövanşta turu geçerek Fransız takımlarına karşı şanssızlığını da yenmek istiyor.Fenerbahçe Avrupa’da Fransız takımlarına karşı oynadığı maçlarda  3 kez kazanırken, 10 mağlubiyet, 1 beraberlik aldı.

EMRE’NİN GOLÜ



LİLLE’İN GOLÜ


MAÇTAN DAKİKALAR (1-1)

Maç sona erdi. Fenerbahçe: 1 Lille: 1

90+2. dakika: Alex’in pasıyla ceza sahası sağ çaprazında topla buluşan Bilica’nın sert şutunda top yandan auta gitt

90. dakika: Kadıköy’de 3 dakika uzatma işaret edildi.

88. dakika: Alex’in kullandığı serbest vuruşta top baraja çarptı ve kornere gitti. Emre’nin kullandığı köşe vuruşunda defans topu uzaklaştırdı.

86. dakika: Sağ çaprazdan kullanılan serbest vuruşta, Obraniak arka dirğee ortasını yaptı, Rami kafayı vurdu ve maalesef top ağlarımızda. 1-1

85. dakika:
Fenerbahçe’de Bilica yaptığı faul sonrası sarı kart gördü.

83. dakika: Lille gole çok yaklaşıt. Ceza sahası çizgisi üzerinde topla buluşan Chedjou vuruşunu yaptı, top direğin dibinden auta gitti.

79. dakika: Lille’de Dumont oyundan alındı, yerine Vandam girdi.

78. dakika: Fenerbahçe’de Deniz çıktı, yerine Semih girdi.

76. dakika: Lille atağında Hazard’ın sol çaprazdan sert şutunu Volkan direğin dibinde tuttu.

74. dakika: Fenerbahçe’de Güiza oyundan alındı, yerine Güiza girdi.

73. dakika: Organize gelişen Lille atağında Toura sağ kanattan ortasnı yaptı ama top doğrudan auta gitti.

71. dakika: Sağdan kullanılan kornerde, Alex ön direğe ortasını yaptı, Selçuk’tan önce savunma topu karşıladı.

68. dakika: Lille’de Aubameyang oyundan alındı, yerine Toure girdi.

66. dakika: Fenerbahçe atağında Emre orta alanda baskı yaparak topu kazandı ceza sahası içine girmek istedi ama savunma ayak koyarak tehlikeyi önledi.

64. dakika: Kadıköy’de yürekler ağza geldi ancak yan hakemin bayrağı havada. Hazard’ın pasında Aubameyang topu ağlarımıza gönderdi ancak yan hakem ofsayt bayrağını kaldırdı.

62. dakika: Fenerbahçe atağında Emre orta alanda baskı yaparak topu kazandı ceza sahası içine girmek istedi ama savunma ayak koyarak tehlikeyi önledi.

60. dakika: Fenerbahçe’de Vederson yaptığı faul sonrası sarı kart gördü.

56. dakika: Lille’de Hazard sol kanattan serbest vuruş kullandı, ön direğe ortasını yaptı ve savunmada Gökhan Gönül kafayla topu uzaklaştırdı.

52. dakika: Lille atağında Hazard kendi sahasından aldığı topla hızla ilerledi ancak Bilica, onu durdurdu.

49. dakika: Lille atağında Rami yaklaşık 35 metreden vuruşunu yaptı ama top üstten auta gitti.

48. dakika: Lille’de Obraniak sol kanattan serbest vuruş kullandı, ceza sahası içine ortasını yaptı ve savunmamız topu uzaklaştırdı.

İkinci yarıya Lille başladı.

ilk yarı sona erdi. Fenebahçe 1-0 önde!

45. dakika: Guiza ceza sahası içinde sol korner çizgisi yanında topla buluştu arka direğe ortasını yaptı Alex bomboş pozisyonda kafayı vurdu ve kaleci Landreau mutlak bir golü çizgi üzerinden çıkardı.

43. dakika: Fenerbahçe’de Alex sol kanattan serbest vuruş kullandı, ceza sahası içine ortasını yaptı ama savunma topu uzaklaştırdı.

40. dakika: Lille atağında Dumont ceza sahası önünde Emre’den topu almak istedi ama Emre yerde kalınca hakem faul kararı verdi.

37. dakika: Fenerbahçe atağında Guiza sağ çaprazdan kayarak topa vurdu ama top kaleci Landreau’da kaldı.

35. dakika: Ve golü bulduk. Alex’in sol köşeden kullandığı kornerde defansın uzaklaştırmak istediği topa Emre gelişine sert vurdu ve topu ağlara gönderdi. 1-0

30. dakika: Fenerbahçe için şanslı bir dakika! Frau sağ kanattan çalımlarla ceza sahası içine girdi kaleye sert vurdu ve top üst direkten geri geldi sonrasında savunmamız tehlikeyi uzaklaştırdı.

27. dakika: Fenerbahçe atağında Önder yzak direğe doğru ortasını yaptı, Alex’ten önce savunma araya girdi.

23. dakika: Lille atağında Obraniak ceza sahası içine doğru uzun oynadı ve savunmada Bekir araya girerek topu taca gönderdi.

21. dakika: İnanılılmaz bir an. Emre Ceza sahası dışından muhteşem bir vuruş yaptı, top çataldan döndü, dönen topu Güiza ağlara gönderdi ama pozisyon ofsayt!.

17. dakika: Lille atağında Hazard sol kanattan topla çizgiye indi içeriye yerden ortasını yaptı Frau gelişine sert vurdu ve top üstten auta çıktı.

15. dakika: Fenerbahçe atağında Vederson sol kanatta bir kez daha topla buluştu, ceza sahası içine ortasını yaptı ama top ters kanattan doğrudan taca çıktı.

12. dakika: Fenerbahçe’de Alex sağ kanattan korner kullandı, ceza sahası içine ortasını yaptı ama savunma topu uzaklaştırdı.

9. dakika: Fenerbahçe atağında Alex ceza sahası içine uzun oynadı Gökhan Gönül hareketlendi ama top kaleci Landreau’da kaldı.

6. dakika: Obraniak’ın kullandığı serbest vuruşta Bilica topu penaltı noktasının üstünde karşıladı.

4. dakika: Fenerbahçe atağında Emre orta alandan kaptığı topla ilerledi, Alex’e pas vermek istedi ama savunma ayak koyarak topu uzaklaştırdı.

2. dakika: Lille atağında Emerson sağ kanattan topla ilerledi, ceza sahası içine ortasını yaptı ve savunma araya girerek topu kazandı

Maça Fenerbahçe başladı. Başarılar Fenerbahçe.

MAÇ ÖNCESİ

Fenerbahçe – Lille arasında oynancak olan karşılaşmayı Alman hakem Florian Meyer yönetecek.

Vederson Kadroda

Daha önce Fenerbahçe’de Lille maçında forma giyemeyeceği açıklanan Vederson’un iyi olduğu ve bu akşamki rövanş mücadelesinde görev yapacağı öğrenildi

Fenerbahçe, bu maçta 1-0 veya her türlü 2 farklı skorlu galibiyetlerde 3. tura yükselecek. Sarı-lacivertliler’in 2-1 galibiyeti halinde karşılaşma uzayacak, sonuç değişmezse turu geçecek takımı seri penaltı atışları belirleyecek. Fransız temsilcisi ise burada alacağı her türlü beraberlik ve 2-1 dışındaki her türlü gollü tek farklı skorlu yenilgi halinde bile turu geçecek.

İLK 11′LER

STAT: Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER:Floriaon Meyer, Holger Henschel, Robert Hartmann
SAAT: 22.05

FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Bekir, Önder, Bilica, Deniz, Gökhan Gönül, Vederson, Selçuk, Emre, Güiza, Alex
TEKNİK DİREKTÖR: Cristoph Daum

LILLE: Landreau, Beria, Rami, Chedjou, Emerson, Mavuba, Dumont, Aubameyang, Hazard, Obraniak, Frau
TEKNİK DİREKTÖR: R.Garcia

Futbol yorumcusu Erman Toroğlu, Fenerbahçe’nin 60. dakikada sonra biraz direnç gösteren takımlara cevap veremediğini belirterek, “Yaylalar, yaylalar”ı oynuyor” dedi.

Futbolda ayakta kalırsan, işi bitirirsin. Fenerbahçe kendisinden korkan ekibe kafa tutuyor. Ama üstüne gelen, ısıran rakip karşısında bocalıyor. Pili 60. dakikada bitiyor ve bu tarz takımlara cevap veremiyor.

HER şey hikaye. Gerçek olan bir şey var, futbolda bunun önüne geçemezsiniz. Yeşil sahada ayakta duracaksın. İkili mücadeleyi kazanacaksın. Vakit geçip süreler ilerledikçe diri kalacaksın.

Dikkat edin Fenerbahçe’nin son 10 maçında, 60. dakikadan sonra kendine biraz direnç gösteren takımlara aynı şekilde cevap veremiyor. Eğer rakip korkar geri çekilirse, üstüne gidip işini bitiriyor. Ama, biraz kontra gösteren rakibe karşı arka tarafı, “Yaylalar, yaylalar”ı oynuyor…

Dakika 90+1. Kontrolsüz bir topla Bursaspor çıkıyor. Kalede Volkan var. Üç Bursalı hücum ediyor, Volkan’ın önünde de bir tane Fenerbahçeli var. Zaten orada da iş bitip Bursa maçı kazanıyor. Aslında Bursa Fenerbahçe’yi kupada da elerdi. Ama, hakem kararıyla İstanbul’daki maç Bursa’yı kurtaramadı…

Defansı bilmiyorlar
Şunu çok net olarak söylüyorum. Türkiye’de hakemler düdüğü ortadan çalsın, maçı yüzde 50, yüzde 50 kessinler her takım her takımı yenebilir. Bunun en canlı örneğini dün akşam Kadıköy’de yaşadık. Herkes diyor ki seyirci avantajı var. Sen sahada futbolunu oyna, seyirci tribünde ne yapabilir ki?

Fenerbahçe’nin çift santrhafları Lugano hariç kim oynarsa oynasın topu sürerek oyuna çıkmaya kalkıyorlar. Dün akşam Deniz yapmaya kalktı, Bilica zaten hep yapıyor. Hiçbir santrhaf topla hücuma kalkamaz. Hakkı yoktur. Çünkü topu kaptırdığı an geriye dönme şansı yoktur. Ya ölü toplarda hücuma giderler ya da hücuma ters taraftan katılırlar. Yani top kaptırıldığında geri dönme şansları olur.

Bu maçı çok ararlar
F.Bahçe çok geniş alanda baskı yaparak defans yapmaya kalkıyor, iki-üç futbolcu baskıyla oyundan düşünce bu sefer rakip F.Bahçe defansıyla karşı karşıya kalıyor. Yani sarı lacivertliler oyunu sıkıştırarak dar alanda oynayamıyorlar. Dün gece 90+1’de F.Bahçe rakibe 3’e 1 dezavantajla yakalanıyorsa bunun hiçbir izahı yoktur. Yarın sarı lacivertliler şampiyonluğu 1 puanla kaybederlerse bu maçı çok ararlar.

Tekme meselesi
BURSASPOR’un beraberlik golünden sonra Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel, kale direğini tekmeledi. Bu hakeme ve karara bir tepkiyse sarı kart görmesi gerekirdi ama yenen gole karşı bir tepsiyle kart gerekmiyordu.

Yıldırım etkilenmedi
CEZA alanı içinde veya ceza alanı yakınlarındaki serbest vuruşlarda 9.15 ihlalleri avantaj da getirir, dezavantaj da. Dün gece bu Fenerbahçe’ye dezavantaj oldu. Bülent Yıldırım zaman zaman aynı pozisyonlarda değişik kararlar verdi. Ama, can alıcı noktalarda doğru kararlar da verdi. Bu seyirci baskısında fazla toz kaldırmadan verdiği kararları kabul ettirdi. Fenerbahçe’nin 60. dakikadan sonraki fizik güçsüzlüğü Bülent Yıldırım’ın zaman zaman aleyhine de olsa o bundan fazla etkilenmedi.

Bursa hakkıyla
BURSASPOR, Fenerbahçe ile oynadığı maçların hepsinde çok etkiliydi. Devamlı ayakta kaldı. Büyük takım, küçük takım sıkıntısı çekti. Ama, dün geceki Saracoğlu finalini bileğinin hakkıyla bitirdi.

Güiza’ya doktor lazım
FENERBAHÇELİLER hep diyorlarki, “Son dakikalarda attığımız goller bizi şampiyon yapacak.” Peki yedikleriniz ne olacak? Fenerbahçe’nin kornerden attığı ikinci gol çalışılmış bir pozisyon. Geçen sezon bunu Roberto Carlos ile yapıyorlardı. Rakipleri de hala yiyorlar. Peki Fenerbahçe bu hatayı yapıyor da Bursa yapmadı mı? Güiza’nın net kaçırdığı pozisyonda aynı hatayı bu sefer Bursaspor yaptı.

Güiza gibi bir santrforu tek defansla bırakamazsınız. Ama Güiza’nın morali o kadar çok bozuk ki bu pozisyonlardan faydalanamıyor. Şunun altını özellikle çizerek söylüyorum. Güiza’ya özel bir doktor lazım. Futbol olarak değil, çocuğunu doğurduğu eşinin yaptığı haltlar bu futbolcu üzerinde psikolojik olarak derin izler bırakıyor. Bu da kesinlikle sahaya yansıyor.

Aslında böyle bir hatunu bulduğu için Güiza’yı sorgulamak lazım? O da onun sorunu. Herhalde bu hatunu çok aramış olsa gerek.

Manisaspor karşılaşması, Süper Lig, Türkiye Kupası ve Avrupa Ligi’nde mücadele eden Fenerbahçe’nin ligdeki hedeflerine ulaşması için kritik virajlardan biriydi.

Zira kimilerine göre çok avantajlı fikstüre sahip olan Sarı-Lacivertliler, İstanbul ve Ankara dışındaki son deplasmanına Manisa’da çıkıyordu. Yani bu maçın kayıpsız atlatılması sezonun kalan bölümünde Kanarya’nın işini biraz daha kolaylaştırabilirdi.Fenerbahçe, geçen hafta ligde Diyarbakır’la berabere kaldı, kupada Bursaspor’a yenilmesine rağmen ilk maçın avantajıyla turu geçmeyi başardı. Bu iki karşılaşmada sergilenen kötü futbol da taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı. İşte böyle bir ortamda Manisa’ya gelen Kanarya, üç puanla evine dönerek hem taraftarının gönlünü almak hem de zirve yarışında rahatlamak istiyordu. Sarı-Lacivertliler, aynı zamanda önümüzdeki perşembe Avrupa Ligi’nde Fransız ekip Lille ile oynayacağı zorlu maçı da aklının bir köşesinde tutuyordu. Manisaspor ise takımın başına getirilen teknik direktör Reha Kapsal’la birlikte ligin dibinden kurtulmak adına rakibinden puan almanın hesaplarını yapıyordu.

Fenerbahçe’de sakatlığı henüz geçmeyen Lugano’nun yerine Deniz şans buldu. Kart cezalısı Güiza’nın yokluğunda Semih tek forvet olarak sahadaydı. Alman teknik adam Daum, Bursaspor maçından ders almış olacak ki klasik sistemine döndü ve futbolcuların mevkilerini değiştirmedi. Sarı-Lacivertliler, zeminin Kadıköy’dekinden daha iyi olduğu maçta oyunu kanatlara yayarak başladı. Özer ile Mehmet Topuz, sağdan ve soldan Manisaspor kalesine yüklendi. 13′te Özer ortaladı, Alex zekasını kullanıp topun üzerinden atladı, geriden gelen Baroni takımını 1-0 öne geçirdi. Golün ardından farkı artırmak için bastıran Fenerbahçe, yakaladığı pozisyonları değerlendiremedi. Buna karşılık rakip kalede etkili olmayan Manisa, 45′te Isaac’in ani gelişen atakta attığı golle eşitliği sağladı: 1-1.

İkinci devre, gol atmayı düşünen, ama yemekten de çok korkan iki ekibin mücadelesine sahne oldu. Sezonun ilk yarısında Fenerbahçe son saniyede kaydettiği golle Manisaspor’u devirmişti, Bu kez de tam tersi oluyordu. Tarzan, uzatmalarda Isaac’in golüyle durumu 2-1′e getirdi. Ancak Gökhan Ünal, 90+6′de ağları havalandırınca müsabaka 2-2 beraberlikle bitti.

Kanarya, liderliği devretti

Manisaspor ile 2-2 beraber kalan Fenerbahçe, bu sonuçla 17. haftada Kayserispor’dan aldığı liderliği haftayı maç yapmadan geçiren Galatasaray’a kaptırdı. Ligde geçen hafta D.Bakırspor karşısında 2 puan kaybeden Sarı-Lacivertliler, Türkiye Kupası’nda Bursaspor’a 3-1 yenildikten sonra 3. resmi maçtan da galibiyet elde edemedi. Kanarya’nın bu 3 karşılaşmada kalesinde toplam 6 gol görmesi dikkat çekti.

Daum: Soğukkanlı değildik

F.Bahçe Teknik Direktörü Daum, Manisa’ya karşı iyi oynamalarına rağmen 2 puan kaybettikleri için üzgün olduğunu söyledi. Daum, “Maçta bariz üstünlüğümüz vardı. Fakat gol atmak için soğukkanlı olmak gerekiyor. Yine de iyi yolda olduğumuzu düşünüyorum.” dedi. Yedikleri son dakika golüyle galibiyeti kaçıran Manisa’nın hocası Reha Kapsal ise maçı 7 dakika uzatan hakeme tepki gösterdi. özdemir özkan manisa

Semih’in rolünü Gökhan kaptı

F.Bahçe ile 2-2 berabere kalan Manisaspor, 3. kez rakibine karşı son dakikalarda puan kaybetti. Ege temsilcisi, ligin ilk yarısında Kadıköy’de oynanan maçta Semih’in 90+4′te attığı gole engel olamamış ve 2-1 yenilmişti. Manisaspor, yine 2005-06 sezonunun 13. haftasında 88. dakikada Semih’in golüyle rakibine mağlup olmuştu. Dün ise bu kez Gökhan Ünal, son dakikada Manisa’yı üzdü. mustafa yüksel manisa

F.Bahçe, sadece Ankara’ya gidecek

Fenerbahçe, dünkü Manisaspor maçıyla birlikte Ankara dışındaki deplasman maçlarını tamamladı. Kalan 13 haftada 2 kez Ankara’ya (25. haftada Gençlerbirliği ve 33. haftada Ankaragücü) gidecek Sarı-Lacivertliler, diğer maçlarını İstanbul’da oynayacak. Fenerbahçe’nin İstanbul’da Belediyespor, Galatasaray ve Kasımpaşa maçları kalırken Ankaraspor ile yapacağı karşılaşmayı hükmen kazanacak.

Fenerbahçe’nin bu akşam elenmesi yıllarca unutulmazdı, iyi kurtardılar. Bir ara bu kupayı hayatımın sonuna kadar göremeyeceğimi düşündüm.



Önce şunu söyleyeyim, ben de bu maça böyle bir kadroyla çıkardım. Bugün sahaya çıkan takımın Bursaspor’dan kötü olduğunu, en azından fark yiyecek kadar zayıf olduğunu söyleyemeyiz. Sorun kafada, ilk maçın skoru herkesi fazla rahatlatmış. Canımı sıkan oyuncuların performansından çok bu kafa yapısı. Daha 1. dakikada Volkan zaman geçiriyor. 30. dakikada skor 2-0′ken bir başkası zaman geçiriyor. Sen sahaya öyle bir kafayla çıkarsan böyle bir kabus görürsün. Bugün oynayan oyuncular bile ilk maçta takımın göstermiş olduğu isteği ve arzuyu gösterseydi iş hiç buralara gelmezdi, herkes için rahat bir gece geçerdi.

Fenerbahçe ayağında hiç top tutamıyordu, zaten kadro buna müsait değildi. Top daha çok Bursaspor’da kalacak, geride pozisyon vermeyerek kontra atak kovalanacaktı. İlk 15 dakikada önce Gökhan Gönül, sonra da Güiza’nın güzel pasıyla Gökhan Ünal birer net fırsattan yararlanamadılar. Biri gol olsaydı maç o dakikada bitecekti. Bursaspor da bu dakikalarda istediği çoğu şeyi yapamıyordu, sadece orta sahadan bile olsa Ali Tandoğan’ın ceza sahasına kullandığı serbest vuruşlarla gol kovalıyordu ama Wederson’un gevşekliği hiç olmayacak bir pozisyonda Bursaspor’u öne geçirdi. Fenerbahçe’nin fazla adamla hücuma çıktığı nadir ataklardan birinin dönüşünde ise Bilica’nın yaptığı penaltı sonucunda Bursaspor iki farkı yakaladı. Bilica artık iyice canımı sıkmaya başladı, Lugano yanında Bekir deneseler sanırım hayır demeyeceğim. Bu dakikadan sonra Bursa’lı futbolcular da turu geçebileceklerine inandılar ve çok iyi mücadele etmeye başladılar. İlk maçta Volkan Şen’i sahada görmeyince rahatlamıştım, bu maçta ne kadar bela yaratabileceğini gösterdi. Fenerbahçe sağ kanadını Bekir ve Gökhan iyi kapadı ama Ali Tandoğan ile Volkan sol kanadı ciddi hırpaladılar.

İkinci yarıda oyunda kalması durumunda büyük ihtimal atılacak olan Bilica yerine Emre sahadaydı, Deniz de stopere geçmişti. Bu değişiklikle oyun biraz daha Fenerbahçe’ye döndü, top Fenerbahçe’de kalmaya başladı. Bursaspor 60. dakikaya kadar rakip kaleye neredeyse hiç gidemedi ve Fenerbahçe Güiza ile net bir pozisyondan yararlanamadı. Ama yine rakip kaledeyken ve ne olduğunu anlayamadan Fenerbahçe çok acemice bir gol yedi. Trt sağolsun, çok da anlayamadık ama bir baktım ki Fenerbahçe stoperleri buhar olmuş. Orta bomboş, iki Bursa’lının peşinde Wederson var. Bu golden sonra da Fenerbahçe hakimiyeti devam etti ve Bursa’da tribünler de sustu. Alex oyuna girdi, Fenerbahçe gol atabilecek hissini vermeye başladı. Oyunun ikinci devre Fenerbahçe’nin kontrolünde geçmesinde Bursa’lı oyuncuların fizik olarak düşmesinin de etkisi var, istedikleri farkı yakalayana kadar büyük efor sarf ettiler. Maç uzatmaya gidecek derken de Gökhan’ın güzel pası sonrasında Güiza’dan gelen biraz kısmete bir gol vuruşu ile de kupaya dramatik bir şekilde veda ettiler.

Ertuğrul Sağlam’ı severdim ama Bursa’da ona bir haller oldu. Saha kenarında sürekli tribünlere oynuyor, taraftarları da hakemin üzerine salmak için elinden geleni yapıyor. Maç sonrası söylediği şeyleri de, saha içinde yaptığı hareketleri de onda eskiden görmezdik. Cüneyt Çakır iki takım aleyhine de hatalı düdükler çaldı, çok basıt fauller verdi. Deniz’in topa başka türlü yükselme şansı yok, ben penaltı vermezdim. Beşiktaş’ın Antalyaspor karşısında bulduğu penaltıya benziyor, ona da vermem demiştim. Tam bir karambol. Rakip oyuncunun eline mi yoksa başka bir yerine mi çarptı bilmiyorum ama neticede değdiği yer ile Deniz’in eli arasında 10-15 cm. mesafe var. Ağır çekim yanıltıcı oluyor, normal oynatarak üst üste izledim ve bence oynama değil çarpma var. Bunun dışında Bilica’yı atabilirdi ama Ali Tandoğan ve İglesias da atılabilirdi. Hatta sarı kartlı Turgay’ın abartılı itirazlarına ikinci sarı kartı çıkarsa hakem Cüneyt Çakır olduğu için buna hiç şaşırmazdık. Art niyetli olsaydı 3. golden önce Emre’ye yapılan harekete de faul verebilirdi. Bu maçta Cüneyt Çakır hatalar yaptı ama kasıtlı olduğu ima etmek saçmalık. Ertuğrul ile başladık, bu bölümü onunla bitirelim. Sakatlığı tam geçmemiş Sercan’ı sahaya sürmesini de yadırgadım. Yazık işte adama, yine sakatlandı. Gerçekten üzüldüm.

Bursaspor için gerçekten çok dramatik bir maç oldu, neredeyse imkansızı başarıyorlardı ama olmadı. Bu şekilde elenmenin de etkisi olabilir ama Bursaspor taraftarları için de bir ufak şey söylemezsem rahat edemeyeceğim. Yanlış hatırlamıyorsam yakın zamanda Galatasaray taraftarlarına saldırdılar. Beşiktaş ile durumlar zaten ortada, şimdi de sanki Fenerbahçe’yi karşılarına almak için çaba gösteriyorlar. Nefret ile beslenir bir halleri var ama bence yanlış yapıyorlar. Geçen hafta Kadıköy’de ufak gerginlikler olmuştu, bu maç sonrasında da bir şeyler olmuş. 2 haftaya tekrar Kadıköy’e gelecekler, umarım orada da özellikle maç öncesinde aynı kafayla devam etmezler.

Kuralar çekildiğinde turun ortada olduğunu düşünüyordum, ilk maçta büyük bir avantaj elde eden Fenerbahçe son dakikada bulduğu tek golle turu aldı. İki maçı da düşündüğümde hak etmediklerini söyleyemem. Bu maçta bile pozisyon, topa sahip olma gibi istatistikler neredeyse eşit ama yine de böyle olmamalıydı. Neticede Fenerbahçe’nin 3-0′lık bir avantajla gittiği bir deplasmandan turu son dakikada bulduğu bir golle geçmesinden kimse mutlu olmaz. Futbolcular Bursaspor ile oynanan iki maça da baksınlar ve nelerin farklı olduğunu düşünsünler. Zaten Volkan bir kısmını maçtan sonra söylemiş, “onların yarısı kadar koşmadık” demiş.

Umarım bu maç herkese iyi bir ders olmuştur. Biz bir süredir izlediğimiz istekli ve mücadeleci takımdan çok memnunduk. Kazanırken bile mutlu etmeyen Fenerbahçe’ye bu saatten sonra tekrar dönmesinler.

Kaynak : stereocipolla.blog

G.Saray’ın puan kaybetmesinin ardından Fener de Diyarbakır engelini geçemedi ve 1 puana razı oldu.

Fenerbahçe kendi sahasında ağırladığı Diyarbakırspor ile 1-1 berabere kalarak takipçisi Galatasaray’ın puan kaybettiği haftada fırsat tepti.

2010 yılının start almasıyla birlikte gol üstüne gol atmaya başlayan Fenerbahçe, ligin en iyi oyun bozan takımlarından birini ağırlıyordu. Aslında Diyarbakırspor’dan çok Ziya Doğan’ın en önemli özelliğiydi bu. Klasikleşmiş transferi Ayman’ı getirdikten sonra zor kaybeden bir takım yarattı Doğan. Belki zor kazanıyorlar ama onları yenenler de öyle terlemeden sahayı terk edemiyor.

Şükrü Saracoğlu Stadı’nın zemini kurtarılmaya çalışılıyor. Bu süreçte Fenerbahçe’nin özellikle Diyarbakırspor tarzı takımlar karşısında işi pek de kolaylaşmıyor. Bunun yanında takımın en formda oyuncusu Uğur da bu nedenle sakatlanabiliyor.

Maçın başlamasından itibaren anladık ki beklentilerimizi doğruymuş. Fenerbahçe orta sahasına baskı koyan Diyarbakırspor, rakibin oyun kurmasını engelledi. İstediği oyunu ortaya koyamayan Fenerbahçe’de sinirlenme en üst düzeye geldi.

8′de Bebbe’nin uzaklardan denemesi Volkan’ın bakışları arasında üst direkten geri geldi. Kamerunlu ilginç bir adam. Yıllardır ülkemizde. Türk vatandaşı da oldu. Kendi milli takımında oynamadığı için Türk statüsünde oynamaya başladı. Sonra bir gün Kamerun’dan müjdeli haber geldi. Milli olunca artık Türk olarak oynayamaz hale geldi.

14′de Andre Santos’un soldan ortasına Semih asist dokunuşu yaptı. Alex’in sağ ayak fantezisi dışarı gitti. Sonrasında işler Diyarbakırspor’un istediği gibi gitti. 40′ta Semih’in sol çaprazdan şutunu Gökhan kornere çeldi. Uzatmalarda Alex’in şık topuk pasını Semih dışarı gönderdi.
İkinci yarıya Özer’in topsuz ve adamsız alanda sakatlanmasıyla başladı Fenerbahçe. 53′te Emre soldan ortaladı. Semih’in kale önü vuruşu yetersizdi. 58′de Emre, bu kez rakibi Tazemeta’ya gollük pas attı. Diyarbakırlı oyuncu, Volkan’ı çalımlayamadı.

65′ten itibaren Fenerbahçe, Daum baskısına başladı. Alman teknik adamın ilk döneminin sembolüydü bu baskı. 20 dakikalık ölümcül bir baskı. Ligin ilk yarısında bu baskının eseri yoktu. 2010′la birlikte Daum baskısı geri dönmüştü. Ancak bu baskının bir bedeli de arkadaki boşluklardı. Bir de üstüne Lugano’nun sakatlığı eklendi. 83′de Ayman uzaklardan öyle bir füze gönderdi ki top ağlarda göründü: 0-1.

90′da kornerde yaşanan karambolde kafayı dokunan Andre Santos oldu: 1-1. Mehmet Topuz sonlarda rakibiyle didişince atılıverdi bir anda.

Fenerbahçe için peşin şampiyonluk hükmü verenler bir kere daha oturup düşünecekler. Ama asıl düşünmesi gerekenler bu zeminde kendi oyuncularının sakatlanmasına ve savunmaya niyetli rakiplere imkan verenler.

Prof. Dr. Duygun Yarsuvat, Adana Ceyhan kökenli. Soyadını Ceyhan nehrinin eski adı Yarsuvat’dan alıyor. G.Saray Liseliler Derneği Başkanlığı, G.Saray Divan Kurulu Başkanlığı yaptı. Halen G.Saray Üniversitesi Rektörü. Ayrıca Türk Ceza Hukuku Derneği Kurucusu ve Başkanı. İstanbul Üniversitesi mezunu olan Yarsuvat, babası ve kardeşi gibi ünlü bir avukat. “F.Bahçe kulübünü G.Saray’dan ayrılanlar kurdu” iddiası ile gündem yaratmıştı.

antifener1_12

Galatasaray Üniversitesi Rektörü Duygun Yarsuvat, F.Bahçe’yi G.Saraylılar’ın kurduğunu ileri sürdü. Radyospor’a konuşan Yarsuvat, “Maçlarda, G.Saray’a yönelik esprili pankartlar açılıyor, ne diyorsunuz” sorusuna şu yanıtı verdi:
“G.Saray’la kimse alay edemez. Edirne’den öteye geçememiş kişiler yapar ancak bunu. Elimde dökümanlar da var F.Bahçe’yi Galatasaraylılar kurmuştur.”

Yarsuvat’ın açıklamaları ezik camiasında tepkilere neden oldu. Bu gerçekliğe F.Bahçeli tarihçi Ergun Hiçyılmaz da “Bazı kurucular G.Saraylı demek ‘Bunlar Mekteb-i Sultanilidir’ anlamındadır. Ama onlar G.Saray takımının değil G.Saray okulunun mensuplarıdır” diyerek, kısmen de olsa, katılmaktadır.

Cumhuriyet Gazetesi Spor Servisi Müdürü Abdülkadir Yücelman, eski öğrencilerinden Süperspor editörü Ahmet Sivaslı’nın sorularını yanıtladı. Fenerbahçelileri ilgilendiren o tek soru ise şöyle; :D

- Cumhuriyet’in Spor Eki’nde yazdığınız bir yazıda Şükrü Saracoğlu’nun G.Saraylı olduğunu belirtmiştiniz. Ve bu haber de spor camiasında büyük yankı uyandırmıştı. Bu habere nasıl ulaşmıştınız?

- F.Bahçe’de o dönemlerde forma giyen Şevket Soley bunu kendi anılarını anlattığı bir kitabında yazmıştı. Kendisi ayrıca başarılı bir gazeteciydi. Ben de bu kitaptan esinlenerek bu haberi yazmıştım.

Röportaj: Ahmet Sivaslı

Fenerbahçe’nin yıldız futbolcusu Colin Kazım, son dönemde gündemden hiç düşmüyor.

kazimkazim

Takımının maçı olduğu sırada Brezilyalı oyuncu Andre Santos’la bir gece kulübünde eğlendiği ortaya çıkan Kazım, haberin medyaya yansıması üzerine zor durumda kalmıştı. Resmi internet sitesinden bu konuyu inkâr eden Sarı-Lacivertli kulübü de yanıltan genç futbolcu, akabinde idmana yetişmeye çalışırken aracıyla kaza geçirmiş ve ölümden dönmüştü.

Ancak Kazım hakkında bardağı taşıran son gelişme ise şike skandalına adının karıştığı iddiasıydı. Almanya’da devam eden ve Bochum savcılığının yürüttüğü ‘bahis soruşturması’nda olayı organize edenler arasında gösterilen Kazım, yine hedef tahtası haline geldi.

Fenerbahçe’nin Ulm, Honved, Çaykur Rizespor ve Sion maçlarında şike yapıp bunun karşılığında para almakla suçlanan yıldız futbolcu, dün kulüpte sorguya çekildi. Başkan Aziz Yıldırım, Asbaşkan Şekip Mosturoğlu ve Sportif Direktör Aykut Kocaman, Kazım ile kapalı kapılar ardında acil bir zirve yaptı. Toplantıda Kazım’ın, olaylarla hiçbir ilgisinin olmadığını ifade ederek, önümüzdeki günlerde hukuki bir süreç başlatacağını söylediği belirtildi.

Bunun üzerine Fenerbahçe, yazılı bir açıklama yaparak, futbolcusuna sahip çıktı. Bahse konu bildiride, “Hakkındaki suçlamalar ispat edilene kadar herkes ‘masumdur’. Bu sebeple özellikle basın organları, Kazım’ı bu aşamada suçlu ilan ederek ‘masumiyet ilkesini’ ihlal etmemelidir.” denildi.

KAZIM’IN TESİSLERE GİRİŞİ ŞİMDİLİK YASAKLANDI

Asbaşkan Şekip Mosturoğlu da iddiaların araştırıldığını ancak Kazım’ı suçlayacak bir delil bulunmadığını söyledi. Olaya temkinli yaklaşan Mosturoğlu, “Şu an olay hukuki açıdan bir hiçten ibarettir. Mevcut bilgilerle ‘Kazım suçludur’ diyemeyiz. Savcılığın Futbol Federasyonu’na iletmesi beklenen dosyayı ve dosyada olduğu ifade edilen delilleri görmemiz gerekiyor. Eğer bu dosyanın içinde somut belgeler, yani Kazım’a ait bire bir telefon konuşmaları varsa o zaman oyuncumuz suçlu durumda olabilir.” diye konuştu. Fenerbahçe’deki kredisi iyice tükenen 23 yaşındaki oyuncu hakkında Alman savcılığının vereceği karar belirleyici olacak. Disiplinsiz hareketleriyle zaten tepki toplayan ve Samandıra’daki tesislere şimdilik girmesi yasaklanan Kazım’ın devre arasında takımdan uzaklaştırılacağı, hatta kendisine kulüp aramasının söylendiği öne sürülüyor.

Bu arada, Kazım’ın F.Bahçe’ye gelişinde önemli pay sahibi olan Aytaç Erenler, Radyospor’a konuştu. Kazım’ın menajerlik hakkını babasına devreden Erenler, genç oyuncunun, takım arkadaşlarını toplayıp gece eğlenceleri organize edecek zekâda biri olmadığını iddia etti. Kazım’ın alkol kullanmadığını da vurgulayan Aytaç Erenler, şöyle devam etti: “İstanbul’a adapte olacak zekâ, donanım, terbiye gibi şeyler bu çocukta yok. Annesi Emine Hanım sürekli ağlıyor, bu nasıl oluyor diye. Annesi perişan oldu. Sağdan soldan birileri uğraşıp Kazım’ı yok etmeye çalışıyor. Babası bana Kazım’ın buradan gitmek istediğini söyledi. Bu saatten sonra Kazım’ın takımına faydası olacağını düşünmüyorum. Devre arasında büyük ihtimalle gider.”

Ankaragücü galibiyeti Samandıra’ya neşe getirdi

Fenerbahçe, perşembe günü UEFA Avrupa Ligi (H) Grubu’nda Moldova’nın Sheriff takımıyla yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü. Teknik Direktör Christoph Daum yönetiminde, Samandıra Can Bartu Tesisleri’nde 1,5 saat süren antrenmanda Sarı-Lacivertli futbolcuların neşeli olduğu gözlendi. Özellikle Sheriff maçından sonra Fenerbahçe’ye veda edecek olan Roberto Carlos, yaptığı şakalarla herkesi güldürdü. Bazı futbolcuların da sık sık Brezilyalı oyuncuya sarılması dikkat çekti.

Federasyon Bochum’dan belge bekliyor

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Avrupa futbolundaki bahis skandalı ile ilgili çıkan haberler üzerine bir açıklama yaparak, spor kamuoyuna sağduyulu olma çağrısında bulundu. TFF, özellikle Fenerbahçeli Colin Kazım’ın da bahis skandalına bulaştığı şeklindeki iddialar üzerine konuyla ilgili bir açıklama yaparak şunları kaydetti: “Yargı mercileri henüz bir açıklama yapmadan, çeşitli haber kaynaklarından gelen bilgiler ‘gerçek’ olarak kabul edilmemelidir.” Açıklamada, Bochum Savcılığı ile dün sabah temasa geçildiğini hatırlatarak, “Henüz Almanya dışında hiçbir ülke federasyonuyla paylaşılmayan belge ve bilgiler konusunda Bochum Savcılığı’ndan talepte bulunulmuştur. Bu belge ve bilgilerin tarafımıza ulaşması ve değerlendirilmesi sonucunda ismi geçen kişilerle ilgili işlemler en kısa sürede tamamlanarak gereği yapılacaktır.” denildi.

Fenerbahçe’den Carlos’a mini jübile

F.Bahçe yönetimi, Ankaragücü maçı sonrası takımdan ayrılacağını açıklayan Roberto Carlos’a perşembe gecesi Avrupa Ligi’ndeki Sheriff karşılaşmasında jest yapmaya hazırlanıyor. Roberto Carlos’la Başkan Aziz Yıldırım, yöneticiler Murat Özaydınlı, Şekip Mosturoğlu ve Sportif Direktör Aykut Kocaman’ın dün bir görüşme yaptığı belirtilirken Sambacı oyuncuya Sheriff maçı öncesi görkemli bir tören düzenleneceği öğrenildi. Sarı-Lacivertli yönetim, Corinthians ile kesin olarak anlaşan Carlos’a mini jübile tarzında özel bir tören yaparak plaket verecek. Ünlü futbolcu ise Sheriff maçında son kez Sarı-Lacivertli taraftarların karşısına çıkıp yeni takımı ile 20 Aralık’ta sözleşme imzalamak için Brezilya’nın yolunu tutacak. Carlos’un Sarı-Lacivertli kulüpte kalan alacaklarını tahsil etmeyeceği, buna karşılık bonservisini bedavaya alacağı öğrenildi. Brezilyalı yıldızın takımdan ayrılması ile yaklaşık 3 milyon Euro’luk bir tasarruf yapacak olan Fenerbahçe’nin ise devre arasında yeni bir yabancı oyuncu transfer etmesi bekleniyor. Carlos’un gitmesine rağmen elinde Dos Santos, Vederson ve Uğur Boral gibi üç sol kanat oyuncusu bulunan Sarı-Lacivertli ekibin büyük bir olasılıkla forvete takviye yapacağı tahmin ediliyor.

Fenerbahçe’de seri mağblubiyetler futbolcuların moralini bozmadı. Gece alemine bir futbolcu daha karıştı..

109558

Üst üste gelen yenilgilerle sarsılan; Önder Turacı ve Kazım Kazım’ın disiplinsizlikleriyle çalkanan Fenerbahçe, Mehmet Topuz’un “Kartal kaçamağı” ile bir kez daha şoke oldu.

Sarı lacivertli yönetim ve başkan Aziz Yıldırım kötü gideşe dur demek için acil önlemler alıp, disiplinsizlik sorununa çare bulmaya çalışırken, takımın yıldızlarından Mehmet Topuz, dün bir hanım arkadaşıyla felekten bir gece çaldı.

Otelde buluştular

Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre; saat 20.00 civarında Kartal Titanic Otel’e gelen Topuz, burada bir hanım arkadaşı ile buluştu. Topuz ve arkadaşı lobide sohbet ederken, otelde başrollerini Ragıp Savaş ile Mine Tugay’ın paylaştığı “Herkes mi Aldatır” isimli filmin çekimi yapılıyordu. Topuz ve arkadaşı otelde 1-2 saate yakın baş başa kaldı ve daha sonra da otelden ayrıldı

Peş peşe alınan yenilgiler sonrası Fenerbahçe’de moraller sıfır. Futbolcuların disiplinsizliğine Yıldırım el koydu.

70299

Fenerbahçe’de yönetim kurulu bugün saat 18.00’de toplanıyor. Öncelikle, Roberto Carlos konusu karara bağlanacak. Ardından, Kazım ve Önder’in kaderleri çizilecek.

R. Carlos’a nokta konacak

Sarı lacivertli yöneticiler, başta Başkan Aziz Yıldırım olmak üzere kulüpte kalmak istemeyen Brezilyalı futbolcunun ayrılmasından yana tavır koyacak.
“Carlos ülkesine dönmek istiyor. Fenerbahçe’de kalmak istemiyor. O zaman ısrar etmenin anlamı yok. Bizi istemeyeni biz de istemeyiz” diyen yöneticiler, son haftalarda takımın yaşadığı düşüşte Carlos dedikodularının da payı olduğuna inanıyor.

‘Sakın gelmesinler’

Yıldırım’ın, Kazım ve Önder için, “Söyleyin onlara, bir daha sakın Samandıra’ya gelmesinler” dediği öğrenildi. Kasımpaşa maçının oynandığı gece Beyoğlu’nda eğlenirken gazetecilere yakalanan, ancak yöneticilere gerçekleri anlatmayarak, kulübü resmi internet sitesinden özür dilemek zorunda bırakan Kazım’ın devre arasında gönderilmesi kesinleşti.

Dev operasyon

Eskişehirspor yenilgisi, Fenerbahçe’de tüm kredileri tüketti. Yönetim, devre arasında operasyon yapmaya hazırlanıyor. Hedefteki isimler ise başta Güiza, Kazım, Önder Turacı olmak üzere Bilica, Ali Bilgin ve Bekir İrtegün. Formsuzluğu ve disiplinsizliği sabırları taşırma noktasına getiren Güiza, ciddi bir teklif gelmesi halinde devre arasında kesin olarak gözden çıkartılacak.

Sınırları zorladılar

Fenerbahçe’yi iyice kafasında bitiren ve ‘misafir sanatçı’ takılan İspanyol futbolcu için Daum da yönetime olumsuz rapor verdi. Alman hoca, ‘yeni santrfor alınması halinde Güiza’nın satılmasında sakınca olmadığı’ yönündeki raporu yönetime iletti.

Tüm hakem hataları tek tek çıkarılacak

Kulüpler Birliği Vakfı Başkanlığı’ndan, “Fenerbahçe’nin haklarını dibine kadar savunurum” diyerek istifa eden Aziz Yıldırım, Eskişehirspor yenilgisi sonrası kulüp yetkililerinden Fenerbahçe’nin bu sezon uğradığı hakem hataları konusunda bir dosya hazırlamalarını istedi.

Yıldırım, bununla birlikte ligdeki diğer takımların da haklarının yendiği hataların belirlenip dosyaya eklenmesini istedi. Bir barkovizyon gösterisi ile bu çalışmayı kamuoyu ile paylaşmayı planlayan Fenerbahçe Başkanı, bu akşamki toplantıda Merkez Hakem Komitesi ve Futbol Federasyonu konusunda da nasıl bir yol izleyeceğini belirleyecek.

Yeni Yazilar »